Otistik çocuklarda görülen öfke nöbetleri bağırma kendine veya çevresine zarar verme gibi davranışları çocuğun,

-çevresine uyumu zorlaştırır;

-yeni beceriler öğrenmesini engeller;

-birlikte yaşadığı kişileri rahatsız etmesine yol açar (Baker, Brightman, Heifetz, Murphy, 1976).

Problem davranışları değiştirmek, azaltmak veya ortadan kaldırmak oldukça güç bir iştir. Bu yüzden problem davranışlara daha sistematik olarak yaklaşılmalıdır.

Davranışın türüne bakmaksızın her davranış için geçerli olan bazı tedbirler vardır.

  1. Davranış problemleri ile çalışmaya başlarken dikkat edilmesi gereken nokta,davranışın nedenini ve hangi ortamlarda ortaya çıktığının fark edilmesidir. Çocuk hangi zamanlarda öne arkaya sallanıyor? En çok hangi zamanlarda öfke nöbeti geçiriyor? Bir isteği yapılmadığı zaman mı, yoksa hiç kimsenin onunla ilgilenmediği zaman mı ellerini ısırıyor? Öncelikle bu tip bilgileri her problem davranış için bir araya getirmeliyiz.
  2. Herhangi bir şekilde ödüllendirdiğimiz davranışın çocuk tarafından yinelendiği, ödüllendirilmeyen davranışın ise azaldığını veya ortadan kalktığını hatırımızdan çıkarmamalıyız.Çocuğun herkese tükürmesi karşısında, ona bağırmamız, hatta onu dövmemiz bile onun için istemediğimiz bir ödül olabilir. Oysa problem davranışı görmemezlikten gelmeye çalışmamız, olumlu veya olumsuz hiçbir karşılık vermemiz ve bunu tutarlı bir biçimde sürdürmemiz ile davranış azalacaktır. Kuşkusuz birçok davranışı görmemezlikten gelmek oldukça güçtür.
  3. Çocukların problem davranışlarının yerini almak üzere, bazı olumlu davranışlar öğretilebilir.Oyun oynamak, televizyon seyretmek, resim yapmak gibi çocuğun hoşlanacağı etkinlikler, başlamış bir davranışı durdurmaz, ancak davranışın ortaya çıkmasını engelleyebilir.
  4. d.Eğer çocuğun davranışı ile ilgili bir önlem alındıysa, davranış ortaya çıkar çıkmaz uygulanmaya başlanılmalıdır.

Problem davranışlar ile ilgili genel önlemlerden sonra, yaygın olarak görülen birkaç davranış problemi için ayrıntılı olarak neler yapabileceğimize bakalım.

Ellerini ısırma, başını vurma, kendini tırmalama gibi davranışlar, hem çocuğa fiziksel zarar vermekte, hem de anne-babaları şaşkına çevirmekte, endişelendirmektedir. Bu tür davranışlar azaltılması, değiştirilmesi en güç davranışlardır.

Şimdi çocuğun bu tür davranışları karşısında ne tür tepkiler gösterdiğimizi düşünelim. Bazen kızıyor, bağırıyor ve onu durdurmaya çalışıyoruz. Aslında kaçınılması çok zor olan bu tepkiler, zaman zaman çocuğun davranışını sürdürmesinde önemli rol oynamaktadır. Çünkü, davranışı sonucunda çevresindeki herkes ona koşmakta, onu durdurmaya çalışmaktadır. Böylece çocuk, çevrenin tüm ilgisini çekmiş olmaktadır.

Bu tip davranışlar karşısında ilk denememiz gereken yol, davranışı görmemezlikten gelmektir. Aslında anne-babalar için çocuğa seyirci kalmak oldukça güçtür; ancak bu yol bazı davranışların azaltılmasında oldukça yararlı olmaktadır.

Çocuğun kendisine zarar verdiği bu davranışların genellikle korku, kızgınlık, endişe, engellenme, yeni bir beceriyi öğrenme ve başarısızlık durumunda ortaya çıktığı gözlenmektedir. Birçok anne-baba davranışın ortaya çıkacağı zamanı hisseder. Bu durumda davranışın ortaya çıkmasını engellemek ve çocuğun içinde bulunduğu ortamı değiştirmek yararlı olabilir.

Çocuğa fiziksel zarar veren bu davranışların azaltılmasında etkili bir yöntemin de ceza olduğu düşünülmektedir. Burada ceza, çocuğun hiç hoşlanmadığı bir davranış olabilir. Burada dikkat etmemiz gereken nokta, çocuk problem davranışı başlatır başlatmaz seçtiğimiz cezayı hemen uygulamaktır. Ayrıca kullandığımız cezanın ne kadar etkili olduğunu gözlemek, etkisiz kalıyorsa değiştirmek yöntemin bir başka temel noktasıdır.

  1. Kendiliğinden Başlayan Hareketler

Oturduğu yerde öne arkaya sallanma, kollarını çırpma, dönme, parmaklarını gözünün önünde hareket ettirme gibi davranışların, çocuğun boş kaldığı zamanlarda ortaya çıktığı gözlenmektedir. Ayrıca, sınırlı sosyal becerileri olan çocuğun yaşıtlarıyla ve yetişkinlerle ilişki kuramamışsa da çocuğu bu tip davranışlara yöneltebilir. Bu davranışı önlemek için anne-babanın yaklaşımı, çocuğa yeni olumlu davranışlar öğretmek olmalıdır. Çocuğu şarkı söylemek, televizyon seyretmek, bir oyuncakla oynatmak gibi etkinliklere yönelttiğimiz zaman istemeyen davranışları azaltacaktır.

Eğer çocuk bu etkinliklerin hiçbirini yapmıyorsa ya da bilmiyorsa, ona her zaman hoşlanabileceği türde etkinlikler öğreterek işe başlayabiliriz.

Burada gözden kaçırılmaması gereken önemli nokta, çocuğun bu tür davranışlarla dikkatimizi çekmesine fırsat vermemek ve farkında olmadan dikkatimizle ödüllendirmemektir. İstediğimiz davranışları gösterdiği zaman onu ödüllendirmeye çalışmalıyız. 

Hemen bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir